TAMAMLAYICI TEDAVİLER

TAMAMLAYICI TEDAVİLER

TAMAMLAYICI TEDAVİLER

TAMAMLAYICI TEDAVİLER

Kaplıcalarda bir dizi ek tedavi önlemi kompleks bir tür tedavi programı cercevesinde balneoterapötik yöntemlerle Entegre edilir. Bunlar arasında ellerle uygulanan tedavi yöntemleri en yaygın olanlardır. Böylesi iki yöntem olarak tıbbi masaj ve egzersiz, çağdaş Avrupa kaplıcalarında neredeyse vazgeçilmez birer kür komponenti niteliği kazanmışlardır. Halende en fazla uygulanan iki ek kaplıca tedavi yöntemi olarak önemleri azalmamıştır.

Egzersiz Tedavi

Egzerisiz tedavi geleneksel olrak ortopedik, romatolojik ve nörolojik hastalıkların tedavisinde kullanılagelmiştir. Son yıllarda özellikle kür merkezlerinde, bu terapi alanı çok çeşitlenerek genişlemiştir. Kalp-akciğer güç kapasitesinin antremanı, nefes ve gevşeme terapileri ve geriyatrideki genel mobilizasyon ve aktifleştirme bunlardan bazılarıdır.

Bütün bunlara ek olarok kaplıca kür merkezlerinde hastaların vücut ve pozisyon eğitim ve informasyonuna yönelik çeşitli organizasyonlar da yer bulabilmelidir. Özellikle, nitelik ve nicelik bakımınından vücudun duruş ve hareketin önemli olduğu hastalıklarda (örneğin, kronik bel ağrısı, diyabetes mellitus) fonksiyonların ve fonksiyon bozukluklarının bilinçli olarak hissedilmesi bu bozuklukların hasta tarafından düzeltilebilmesi için birer ön koşuldur. İntervertebral disk rahatsızlığı olan bir hasta günlük yaşamdaki yanlış duruşunun farkına varamadığı sürece bunu düzeltemeyecektir. Konusunda yetkin bir uzman tarafından yaptırılan vücudu hissedebilme ve algılama alıştırmaları Avrupa ülkelerindeki modern kür merkezlerinde bir çok hastalıkta kullanılan hasta eğitim programlarının önemli bir kısmını oluşturmaktadır.

Su içi egzersiz

Su içi egzersiz, gövdenin, özellikle de sırt ve alt ekstremitelere ait kas ve iskelet sistemi yükünün ve buna koşut olarak ta bu alanlardaki nöral yükün azaltılmasını hedefleyen yoğun kas ve dolaşım sistemi çalıştırmalarıdır. Yani, su dışında yapılan egzersizler sırasında yerçekimi nedeniyle zorlanan uzuvların, hepsinden önce alt ekstremiteler ve omurganın lumbal kısmının, uzun süreli dayanıklılık antrenmanları su içinde yoğun ve etkin bir şekilde yapılabilir. Su içi egzersizlerinin etkilerinden nörolojik hastalıklarda da tedavi amacıyla yararlanılmaktadır.

Bu egzersizler, kara egzersizlerinden anlamlı bir şekilde daha yoğun uygulanabilirler ve özellikle yürüme özürlüler için endikedirler. Ayrıca, multimorbiditede, aktif hareket ile su ortamının karşılıklı etkileşiminden yararlanılan özgün bir tedavi yöntemi olarak ta kullanılabilirler. Egzersiz havuzlarındaki sular, kural olarak içme suyu kalitesinde olmalıdır. Havuz suyu sıcaklıkları hipertermal sular soğutularak veya soğuk mineralli sular ısıtılarak daha çok termonötrale (34-35C) yakın tutulur.

Burada, su basıncı, kaldırma kuvveti ve suyun viskozitesi gibi fiziksel etkenler nedeniyle, su dışında yapılan antrenmanlara göre ek etkilerin varlığı söz konusudur. Tuz ve mineraller içeren sularda suyun kaldırma kuvveti daha fazladır. O nedenle egzersiz banyo-ların daki bu tür ek etki faktörleri ekstremitelerdeki ve omurgadaki eklemlerin hareketliliğinde önemli iyileşmeler sağlayabilir. Bu ise, kas ve iskelet sistemi hastalıkları için özel endikasyonların varlığı anlamını taşımaktadır.

Masaj

Klasik masaj deriye, derialtına, fasyalara ve kaslara uygulanır. Masaj tedavisi hala ilk aşamada klinik deneyime dayanmaktadır. Buna rağmen kür merkezi tedavisi içindeki yeri tartışılamaz ve gevşetici küvet banyoları gibi masaj da hoş ve rahatlatıcı bir kür tedavi modalitesidir. Masaj tedavisinin başarısında lokal etkiler yanında ruhsal etkiler de önemli rol oynar. Terapistle hasta arasındaki çok sıkı somatik kontaktan, çoğunlukla marnlamayacak derecede bir karşılıklı güven doğabilir.

Deneyimler; hastanın, kendi sorunlarını masörle, bir kaplıca hekimine ve psikologa oranla, daha açık ve doğal bir şekilde konuşup tartışabildiğin! göstermiştir. Masajın sadece hastanın kendini daha iyi hissetmesini sağladığına inanan bazı eleştirmenler, onu bir tedavi şekli olarak kabul etmemektedirler. Bununla birlikte tek etkisi psikolojik iyilik hissi olsa bile (ki bunun doğru olmadığını gösteren kanıtlar az değildir), bu etkisi küçümsenmemelidir. Çünkü kronik hastalar yıllar boyu kendi vücutlarıyla ilgili yalnızca negatif deneyimler yaşamışlardır. Masajın hastaya kazandırdığı olumlu deneyim, onun kendi vücuduna yeniden güvenmesini sağlar ve aktif rehabilitasyon önlemleri için daha kolay motive olmasına katkıda bulunur.

Fizik tedavi ve rehabilitasyon

Aslında, kaplıca tesislerinde fizik tedavi ve rehabilitasyon birimlerinin varlığı ön koşul olmaktan çok opsiyonel özelliktedir. Kaplıcalarda fizik tedavi önlemleri bir kür programını doldurmak amacıyla değil, tıbbi olarak gerekli olduğu durumlarda ve kişiye özel olarak düzenlenmelidir. Fiziksel tedavi yöntemleri, daha çok Avrupa kaplıcalarında balneoterapi yöntemlerine ek olarak uygulana gelmiştir. Günümüzde bazı Avrupa kaplıca kür merkezleri, sundukları zengin fizik tedavi ve rehabilitasyon olanaklarıyla, roma-tizmal, ortopedik, nörolojik, kardiyovasküler ve geriyatrik hastalıklar başta olmak üzere, kaplıca endikasyonu alan, kronik hastalıkların tedavisi ve rehabilitasyonunda özel bir yere sahip olmuşlardır.

Hidroterapi

Kaplıca donanımlarıyla ilgili son olarak, kaplıca merkezlerindeki doğal şifalı etkenlerle yapılan diğer tedavi yöntemlerinden hidroterapi olanakları; jakuzzi, jet duş, vvhirpool, sualtı basınçlı masaj, filiform duş, yürüme kulvarı, buhar duşları vb. yöntemlere yönelik donanımlarda sayılmalıdır.

Tagged:

0 yorumlar