• Arabic
  • English
  • German
  • Turkish

Su Terapisi

Su Terapisi

Su Terapisi

Su Terapisi

Su terapisi. Mucizeler yaratan su terapisi Vücudu temizliyor

Su Terapisi

Mucizeler yaratan Su terapisi
‘Vücudu temizliyor’
Aktüel dergisinin son sayısında yer alan ‘Mucizevi Su Terapisi’ konusu araştırılmış ve birçok uzmandan görüş alınmış. Anadolu Üniversitesi Sağlık
Kulübü tarafından hazırlanan bir değerlendirmeye göre, su tüketimi doğru metotla insan vücudunu temizler. Yeni kan oluşumuna yardımcı olur. Bu terapi ile bağırsakların, mukoza kıvrımları, çalışır. Kandaki gıdalar daha iyi emilir, yeni kan haline dönüşür. Kan, rahatsızlıkların tedavisinde ve sağlığın korunmasında en önemli unsurdur.

‘Bağırsakları çalıştırır’
Bu konuda görüşleri alınan İç Hastalıkları Uzmanı Dr. İlyas Tokatlının görüşleri şunlar: “Kan oluşumunda su önemli bir faktör. Kanın yüzde 60’ından fazlası sudur. Suyun kandaki gıdaların emilmesine yardımcı olarak yeni kan oluşumuna etki etmesi bir teori de olsa, bağırsakları çalıştırıp dolaşım sistemini rahatlattığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır.”

‘Sağlık için yararlıdır’
Ankara Ü. Tıp Fak. Hematoloji Ana Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Osman İlhan ise suyun kan oluşumuna doğrudan etkisi olmadığını savunarak, şunları anlatıyor: “Bu, suyun kan ve vücut üzerinde hiç etkisi yok demek değil. Su hem bağırsakların hem de tüm dolaşım sisteminin hareketini düzenler. Su midenin en fazla 20 cm altında, vücut tarafından emilir. Dolayısıyla bağırsaklara kadar ulaşmaz. Su içmek sağlık açısından kesinlikle çok faydalıdır.”

‘Günde 2-2.5 Litre için’
Memorıal Hastanesi Beslenme Uzmanı ve Diyetisyeni Seçil Kenar da şu bilgileri veriyor: “Bağırsakları çalıştırdığı ve yüksek tansiyona iyi geldiği için öneriyoruz. Bol su içmek, böbrek hastalıklarından cilt ve selülit problemlerine kadar pek çok rahatsızlığın tedavisinde etkili bir yöntem. Sabah 6 bardak su
içtikten sonra, günlük tüketimi 2-2.5 litreyle sınırlanırsa bir problem olmaz. Çok su tüketimi böbreklerde zehirlenmeye yol açabilir.

Her Gün 6 su bardağı su (1,5 litre) iç ve böylece ilaç almaktan, iğne olmaktan, doktor parasından kurtul. Uygulamadan inanamazsın.

Su Terapisi yaparak Tedavi Edilebilen Hastalıkların Listesi şöyle:
Kan basıncı / Yüksek Tansiyon
Romatizma ( Eklemlerde / Kaslarda ağrı )
Anemi ( Kansızlı k)
Genel Felç
Obezite ( Aşırı şişmanlık )
Kireçlenme ( Artirit )
Sinüzit
Taşikardi
Baş dönmesi
Öksürük
Lösemi
Astım
Bronşit
Akciğer Veremi
Menenjit
Böbrek Taşı
Üreme Organı Hastalıkları
Ekşime
Dizanteri
Gastrit
rahim kanseri
Hemoroit
Kabızlık
Kemik Erimesi
Şeker Hastalığı
Baş Ağrısı
Gözde Kan Toplanması
Düzensiz Adet Görme
Meme Kanseri
Larenjit ( Gırtlak İltihabı )

Terapi İşlemi
Sabah, yataktan kalktıktan hemen sonra (dişlerini bile fırçalamadan), 1,5 litre (5-6 bardak) su iç. Bilin ki bu “Usha Paana Chikitsa” diye anılan eski bir Hint terapisidir. Daha sonra yüzünüzü yıkayabilirsiniz. Burada en önemli nokta, 1,5 litre su içildikten sonra takip eden bir Saat içinde hiçbir şekilde bir şey içilmeyecek ve yenmeyecektir. Bir gece önce Alkol içeren içki alınmaması da çok titizlikle uyulması gereken bir husustur. İstenirse, bu amaçla içilecek su kaynamış ve süzülmüş kullanılabilir.

1,5 litre suyun bir kerede içilmesi zor olduğundan derece derece uygulayabilirsiniz. İlk başta dört bardağı bir dikişte, kalanı iki Dakika içinde aralıklarla içerek kendinizi alıştırabilirsiniz. Bir saat içinde 2 ya da 3 kere idrar çıkma ihtiyacı hissedebilirsiniz, ancak bir süre sonra bu normal olacaktır.

Araştırma ve Deneylerle
Aşağıda belirtilen hastalıkların, yanlarında gösterilen sürelerde iyileştikleri gözlemlenmiştir.

Kabızlık – 1 gün
Ekşime – 2 gün
Şeker – 7 gün
Kanser – 4 hafta
Ak. Veremi – 3 ay
Y. Tansiyon – 4 hafta

Not: Artirit (Eklem Kireçlenmesi) ve Romatizma ağrıları çekenler bu terapiyi Günde üç kere; yani ilk hafta sabah, öğle ve akşam yemeklerinden 1 saat önce; ve sonra hastalık geçinceye kadar günde iki kere uygulamaları önerilir.

Sadece Su Nasıl Etki Eder?
Sıradan bir su tüketimi, doğru metotla insan vücudunu temizler. Tıpta “Haematopaises” de denilen yeni kan oluşması, kolonun daha tesirli olmasına yardımcı olur. Kolon ve bağırsaklarda bu şekilde yeni kan oluşması tartışmasız bir gerçektir. Bu terapi ile kolon ve bağırsakların mukoza kıvrımları çalışır.

Eğer kolon temizlenirse, günde birkaç kere alınan kandaki gıdalar emilecek ve mukoza kıvrımlarının çalışmasıyla yeni kan haline dönüşeceklerdir. Kan, rahatsızlıkların tedavisinde ve sağlığın korunmasında en önemli unsurdur ve bunun için de su düzenli olarak alınmalıdır.

 

Suyun şifalı olduğu çok eskiden beri bilinmektedir. Özellikle kaplıcalar antik çağlarda şifa amaçlı kullanılırdı. Akad, Asur, Babil ve Roma dönemlerinde su tedavi amaçlı kullanırdı. Osmanlı İmparatorluğu döneminde Bursa ve Edirne’de su sesiyle ruhsal hastalıklar tedavi ediliyordu. Günümüzde suyun tedavi edici özelliği bilimsel değer kazanmakta ve suyun her türlü tedavi edici özelliğinden yararlanılmaktadır. Suyun terapi amaçlı kullanımı her geçen gün daha da yaygınlaşmakta ve birçok üniversitede su terapi kürsüleri açılmaktadır.

Kaplıcaların birer şifa kaynağı olduğu ve her kaplıcanın iklim ve mineral özelliklerine göre çeşitli hastalıklara iyi geldiği belirtiliyor. Suyun insanın bedensel ve ruhsal sağlığını üzerinde çok fazla olumlu etkileri rapor edilmiştir. Suyun insan bedeni üzerindeki etkileri şöyle sıralanır:

Kan dolaşımını ve stres karşıtı hormonların sayısını artırır,

Dolaşım bozukluklarını düzeltir,

Metabolizmayı hızlandırır,

Migren kronik gibi ağrıları hafifletir.

Bağışıklık sistemini güçlendirir,

Varisler üzerinde olumlu etkiye sahip,

Kas tutulmasına iyi gelir,

Romatizmaya bağlı oluşan ağrıları dindirir,

Sinir iltihabını iyileştirir vb.

Günlük yaşamda da suyun birçok olumlu etkileri görülmektedir. Örneğin, sabah banyo yapıldığında güne dinç başlanır, akşam yapılan banyo günün yorgunluğunu alır. Rahatlamak için ayaklar tuzlu suyla yıkanır. Basınçlı suyla masaj yapılarak kan dolaşımı hızlandırılır. Suda yüzmek insanın üzerindeki gerginliği ve stresi alır. Çocuklar, suyla oynamaya bayılırlar, annelerin karşı çıkmalarına rağmen, yakaladıkları her fırsata suyla oynarlar. Bethooven beste yapmadan önce başını soğuk suya daldırırmış.

Su birçok ana tedavinin yanında yardımcı tedavi olarak kullanılmaktadır. Su terapide suyun katı sıvı ve gaz halleri kullanılmaktadır. Terapide kullanılan birkaç teknik şöyle sıralanır:

Suda yürüme,

Suda yüzme,

Basınçlı suyla masaj yapma,

Suyla yıkanma,

Buharda kalma,

Yüksek basınçlı buhar soluma,

Buzla masaj yapma,

Suyun içinde oturma,

Su içme vb.

Suda oturma, hemoroit ve varislerin tedavisinde; basınçlı su, kronik ağrıların hafifletilmesinde; buhar odaları ve saunalar, ağrılı adalelerin tedavisinde etkilidir. C.P’li çocukların kas ve eklem hareket yeteneğinin kazandırılmasında su terapi önemli bir komuna sahiptir. Sudan korkan ve suya karşı aşırı duyarlı olan otizmli çocuklar, su terapiden sonra suyu daha çok sevmekte ve el-yüz yıkamaktan ve banyo yapmaktan korkmamaktadırlar. Aşırı hareketli ve problem davranışları yoğun olan özel gereksinimli çocuklar, terapi sonrasında daha sakin olmakta ve problem davranışlarında ciddi azalma görülmektedir. Takıntılı davranışları terapi sırasında görülmemekte, terapi sonrasında ise daha az görülmektedir. Ayrıca uyku sorunu yaşayan bazı çocukların yüzmeden sonra derin uyudukları belirtilmektedir. Suda yüzen çocukların bedenleri üzerindeki kontrolü artmakta ve hareket yetenekleri artarak vücutlarını daha organizeli kullanabilmektedirler.

Özel gereksinimli çocukların motor gelişimleri çok zayıf olabilmektedir. Yüzdüklerinde bütün kasları sistematik çalıştığı için motor gelişimleri artmakta ve buna bağlı olarak motor becerilerinde artış görülmektedir. Ayrıca bu çocukların oyun becerileri de çok sınırlıdır, suya karşı ilgileri artıkça suda çeşitli oyunlar oynayarak bu becerilerini geliştirirler. Mutsuz ve huzursuz olan çocuklar suya girdiklerinde daha mutlu ve neşeli olabilmektedirler. Suyla temas eden çocukların beslenme alışkanlıklarında da düzelmeler görülmüştür. Suyun içinde ve sudan sonra öğrenmeye daha açık olabilmektedirler. Suya yüzmeyi başaran çocuğun özgüveni artmaktadır. Göz temasında ve dikkat sürelerinde artış olmakta, özbakım ve iletişim becerilerinde ilerlemeler olmaktadır. Suda normal çocuklarla bir arada bulundukları zaman sosyal becerileri de gelişir.

Gerek suda yüzmek, oynamak ve gerekse su sesini dinlemek hem sağlıklı hem de özel gereksinimli çocuklara olumlu katkılar sağlar; çünkü çocuklar kendilerini suda daha özgür hissederler. Su sesi onları fiziksel ve ruhsal açıdan rahatlatır. Yüzen çocukların fiziksel güçleri olumlu bir yöne kanalize edilerek saldırgan davranışları ve öfke krizleri önlenmiş olunur. Çocuğunu su terapiye götürme olanakları olmayan ebeveynler, evlerinde küçük havuzlar yaparak veya küvete su doldurarak çocuğun suyla etkileşim içine girmesine imkân verebilirler. Ayrıca çocuğa çok sık banyo yaptırarak suyun olumlu etkilerinden yaralanmasını sağlayabilirler. Sudan korkan ve suya karşı duyarlı olan çocuklar, adım adım suya alıştırılabilirler.

Suyun tedavi amaçlı kullanımı için, belli bir program çerçevesinde, uygulamanın yapılacağı ortamın su terapiye uygun olarak düzenlenmesi, özel nitelikli materyallerin bulunması ve uygulayıcıların eğitimli uzmanlar olması gerekir. Aksi durumda su ile yapılan uygulamalar, beklenen neticeyi vermeyebilir. Örneğin, terapi amaçlı kullanılan jakuzi, evde kullanılan jakuziye göre çok daha yüksek kalitede verim sağlar

 

 

Tagged: , , ,

0 yorumlar