Romatizmal Hastalıklar

Romatizmal Hastalıklar

Romatizmal Hastalıklar

Romatizmal Hastalıklar

Toplumda romatizma diye bilinen hastalık en az 150 hastalıktan oluşan bir hastalık grubudur. En çok bilinenleri olan eklem romatizması da denilen romatoid artrit, osteoartrit, ankilozan spondilittir. Romatizmal hastalıklar, bildiğimiz gibi vücudumuzu hareket ettiren kemik, kas ve eklem sistemimiz ile ilgili hastalıklardır. Bu hastalıklar sonucu, hareketle veya hareket olmadan yaygın kas kemik ağrıları, eklemlerde şişlik ve kızarıklık, hareket kısıtlılığı ve bazen de tutulan bölgede ısı artışı gibi çeşitli şikayetler olabilir. Romatizmal hastalıklar genellikle kronik hastalıklardır, daha sıklıkla kadınlarda görülür, yaş ilerledikçe görülme sıklığı artar. Romatizmal hastalıklar, kronik hastalıklar olduğu için insanın tüm yaşantısını etkiler, romatizmal hastalığı olan insanlar, kendilerini hep yorgun hissederler, diğer insanlardan daha fazla bir şekilde ağrı kesici kullanmak zorunda kalabilirler. Romatizmal hastalıkların sebebi genellikle belli değildir, vücudumuzun kendi hücre ve dokularına karşı isyan etmesi gibi de değerlendirebileceğimiz bağışıklık sistemi ile ilgili hastalıklardır.

Romatizmal hastalıklarda

• Kesin neden genellikle belli değildir
• Bulaşıcı-mikrobik hastalık değildir
• Kalıtsal olabilir
• Şişman hastalarda eklemlere daha fazla yük bineceği için romatizmal hastalıkların şiddetini artar
• Sigara ve aşırı alkol damar yapısını bozarak şikayetlerin artmasına neden olur
• Şeker hastalığı ve yüksek kan şeker düzeyleri de damarları bozarak şikayetleri artırır
• Romatizmal hastalıklardan bazıları akciğer, kalp ve böbrek gibi iç organları da tutabilir
• Halsizlik ve yorgunluk -özellikle sabah yorgunluğu- sıklıkla görülür
• Tedavi uzman hekim tarafından düzenlenmelidir
• Tedaviye rağmen çoğu hastada şikayetler tamamen yok olmaz
• Ağrı, şişlik, hareket kısıtlılığı gibi şikâyetler tedavi ile azaltılmaya çalışılır
• Tedavinin temeli, vücudun savunma sisteminin baskılanması esasına dayanır
• Romatizmal hastalıklarda tedavi ömür boyu sürer


Romatizmal hastalıklarda, ozon tedavisi ile vücudun antioksidan ve antiinflamatuar dediğimiz sistemleri aktiflenir, yani vücudun kendi hücre ve dokularına karşı başlatmış olduğu savaş baskılanmış olur. Sonuçta vücut hastalıkla kolayca baş edebilir hale gelir. Ozon tedavisi ile dokulardaki oksijenlenme hat safhada artar, damarlarla ilgili dolaşım bozuklukları giderilmiş olur; dokulardaki reaksiyonlar azalır. Minör otohematerapi dediğimiz yöntem ile bağışıklık sistemi daha düzgün bir şekilde çalışmaya başlar. Ozon tedavisi ile hastaların yaşam kalitesi artar, uykuları düzenli hale gelir, sabah kendilerini daha dinç uyanmış hissederler, daha az ağrı kesici kullanmaya başlarlar. Ozon tedavisi alan hastalarda hiçbir ilacı kesilmez, ozon tüm ilaçlarla iyi geçinir, hiçbir ilacın etkinliğinin azaltmaz. Kronik ağrıdan dolayı romatizmal hastalığı olan hastaların genellikle duygulanımları bozulmuştur, genellikle kendilerini hep depresyonda hissederler ve her zaman yorgundurlar. Ozon tedavisi almaya başlayan hastalar, daha ikinci seanstan sonra bile kendini çok iyi hissetmeye başlarlar. Ozon tedavisi ile çok güçlenen hastanın kendine güveni artar, kendini daha güçlü hisseder, hastalıkla daha iyi mücadele eder, psikoloji düzelen hasta hayata daha gülerek bakmaya başlar.

Vücudumuzun hareket etmesini sağlayan kaslar, kemikler, eklemler ve bu yapıları birleştiren bağlarda ön planda ağrı ve hareket kısıtlılığına bazen de şişlik ve şekil bozukluğuna neden olan hastalıklara genel olarak romatizma adı verilmektedir.

Romatizma tek bir hastalık değildir. 200’e yakın hastalık bu sınıfa girer. Eklem romatizmaları (osteoartrit, romatoid artrit), yumuşak doku romatizmaları (fibromiyalji, boyun ağrısı, bel ağrısı) ve kemik erimesi (osteoporoz) bunlar arasında en sık görülenleridir.

Romatizmal hastalıklar genel olarak kadınlarda daha sık görülmekte ve yaş ilerledikçe sıklığı artmaktadır.

Bununla birlikte erkeklerde daha sık görülen (gut, ankilozan spondilit) ya da ön planda gençlerde görülen (örnek: sistemik lupus eritematozus) hastalıklar da vardır. Romatizmal hastalıklar çocukluk çağında da görülebilir.

Romatizmal hastalıkların önemli bir bölümünün kesin nedeni bilinmemektedir.

Çoğunlukla bulaşıcı-mikrobik değildir.

Kalıtsal özellikler (genetik yatkınlık) bazılarında önem taşır.

Eklemlerdeki yükü artıran şişmanlık ya da damar yapısını bozan sigara kullanımı gibi dış etkenlerin engellenmesi romatizmalı hastalar için de yararlıdır.

Bazı iltihaplı romatizmal hastalıklar kas-iskelet sistemi dışında derimizi (kızarıklık, döküntü), iç organlarımızı (akciğer, böbrek, beyin vb.) etkileyebilir.

Bütün sağlık sorunlarında olduğu gibi romatizmal hastalıklarda da en uygun tedavinin yapılabilmesi için ilk aşamada hastalığa doğru teşhisin konulması gereklidir. Romatizmal hastalıklara özellikle erken dönemde teşhis konulması güç olabilir ve hastanın bir süre konunun uzmanı tarafından tetkik edilmesi ve izlenmesi gerekebilir. Romatizmal hastalıkların belirtileri zaman içinde değişiklik gösterebilir.

Romatizmal hastalığı olan her hasta için kişisel bir tedavi planı yapılması gerekir. Başka bir hasta için yararlı olan ilaçlar ya da tedavi girişimleri sizin için uygun olmayabilir. Doktorunuz tarafından önerilmeyen tedavileri uygulamanız sizin için yararsız ve tehlikeli olabilir, uygun tedavinin yapılması gecikebilir.

Romatizmal hastalıkların bir bölümünde hastalık çok uzun süre devam edebilir. Bu hastalıklara müzmin (kronik) hastalıklar denir. Bu durumda tedavininin de uzun süreceğini ve verilen ilaçların hekim kontrolünde sürekli alınması gerektiğini unutmayınız. Yapılan tedaviler hastalığı tamamen yok etmese dahi günlük yaşamınızın ağrısız ve rahat olmasını sağlamayı amaçlamaktadır.

Romatizmalı hastaların hastalıkları ve kullandıkları ilaçlar konusunda bilgi edinmeleri yaşamlarını olumlu yönde etkiler. Kullanılacak ilaçların olası < b>bilinmesi yararlıdır.

ARTRİT: Eklemde İltihap

Eklem, kemiklerimizin birleştiği bölgelere verilen isimdir. Bazı eklemlerimiz çok hareketlidir (örnek dirsek diz, parmak, ayak bileği eklemleri) bazı eklemlerimiz ise sadece kemiklerin birleşmesini sağlar (kafatasımızdaki eklemler). Omurgamızda da boyun ve belimizi hareket ettirmemizi sağlayan eklemler vardır. Eklemlerde bulunan kıkırdak dokusu kemiklerin birbirine sürtünmesini engeller.

Doktorunuz teşhisinizin artrit olduğunu belirtirse, eklem ya da eklemlerinizde iltihap olduğu kanısına varmıştır. Artrit ön planda hareketli eklemlerin hastalığıdır. Artritin en önemli belirtileri eklemde ağrı, şişlik, kızarıklık, sıcaklık ve eklemin normal hareketlerini yapamamasıdır. Ağrı, eklemin hareket etmesiyle, istirahatte ve bazen de gece meydana gelebilir. Hasta eklem bölgesinde özellikle sabahları ve istirahat sonrası tutukluk-eklemin hareketlerinde güçlük-daha belirgindir. Bu hastalıklarda sadece eklemler değil eklemin çevresindeki kaslar, yumuşak dokular ve bağlar da etkilenebilir.

Uzun süren artritler eklemlerde şekil bozukluğuna ve eklemin hiç hareket edememesine yol açabilirler.

Halsizlik ve yorgunluk artritli hastalarda diğer belirtilere sıklıkla eşlik eder.

Eklemlerin yapısının, özellikle kıkırdağın bozulması (dejenerasyon) ile seyreden ve halk arasında kireçlenme olarak da adlandırılan osteoartrit (artroz) en sık görülen eklem hastalığıdır. En çok diz ve kalça eklemlerini etkiler, çok sayıda eklemi tutması nadirdir. Genellikle elli yaşından sonra görülür. Bu hastalıkta ağrı genellikle hareket sonrasında ortaya çıkar, sabah yoktur.

Eklemlerde bulunan zarın (sinovya) ve daha sonra eklemin iltihaplanmasının ön planda görüldüğü romatoid artrit yıllar içinde eklemlerin tahrip olmasına yol açabilen, sık görülen, müzmin bir hastalıktır. Çok sayıda eklemde iltihap görülür. Tüm vücudu etkileyen (sistemik) ve iç organları da tutabilen bir hastalıktır. Erken teşhis edilmesi ve uzun süre ilaçlarla tedavi edimesi gerekmektedir.

Omurga ve leğen kemiği eklemlerini tutan müzmin romatizma hastalığı ise ankilozan spondilit adını alır. Genç erkeklerde daha sık görülür. Tedavi edilmemesi omurga hareketlerinde kısıtlanmaya yol açabilir.

  • Yumuşak doku romatizması; en önemli ve      en sık görülen tiptir. Selülit, dirseğin sürtünmesi sonucu oluşan      rahatsızlık ve omuz eklemi rahatsızlıkları bu gruba girer. Kireçlenme, belkemiği      romatizması, SLE, gut ve akut eklem romatizması bu şekilde oluşur.
  • Eklem romatizmaları.
  • İç organ romatizmaları.
  • Bunların bir arada olduğu tipler den oluşur.

Belirtileri nelerdir?
Romatizmal hastalıkların önemli bir bölümünün kesin nedeni bilinmemektedir. Romatizmal hastalıkların çoğu bulaşıcı değildir. Kalıtsal özellikler (genetik yatkınlık) birçok hastalıkta olduğu gibi romatizmal hastalıklarda da önem taşımakta, her hastalık için farklı çevre faktörlerinin etkili olduğu düşünülmektedir. Eklemlerdeki yükü artıran şişmanlık veya damar yapısını bozan sigara kullanımı gibi dış etkenlerin engellenmesi romatizmalı hastalar için de yararlıdır.

Romatizmal hastalıkların bir bölümünde hastalığın ortaya çıkmasında iltihap rol oynamaktadır (iltihaplı romatizma). İltihap normal şartlarda vücudun dış etkenlere karşı geliştirdiği bir savunma mekanizmasıdır. İltihap gelişmesinin amacı dokulara zarar verebilecek mikropları ve diğer yabancı maddeleri veya zarar görmüş dokuyu tahrip etmek, yok etmek sınırlamak ve yoğunluğunu azaltmaktır. İltihap olan bir bölgede ağrı, sıcaklık artışı, kızarma, şişme ve haraket ettirmekte güçlük ortaya çıkar. Eklem kemikler arasındaki birleşme bölgesidir. Bazı eklemlerimiz çok hareketlidir (dirsek, diz, parmaklar, ayak bileği eklemleri) bazı eklemlerimiz ise sadece kemiklerin birleşmesini sağlar (kafatasımızdaki eklemler). Omurgamızda da boyun ve belimizi hareket ettirmemizi sağlayan eklemler vardır. Eklemlerde iltihap bulunmasına artrit denir. Bu durumda eklemde ağrı, şişme, kızarıklık (her zaman olmayabilir), sıcaklık artışı ve hareket güçlüğü olur. Artritli eklemlerde özellikle sabahları hareket güçlüğü (tutukluk) belirgindir. Eklem içinde iltihap genellikle eklem zarından başlar (sinovit). Romatizmal hastalıklarda eklem çevresinde yumuşak dokularda (bursit), bağlarda (tendinit), kaslarda (miyozit), kıkırdakta (kondrit) ve damarlarda (vaskülit) iltihap ortaya çıkabilir. Nadir olarak iltihap dokuya (ekleme) mikropların girmesi ve üremesi ile ortaya çıkar (septik artrit). Vücudun yapıtaşlarından olan bazı maddeler yatkın kişilerde eklemde çöken kristaller oluşturarak (ürik asit, ürat) iltihaba neden olabilir (Gut artriti). İltihaplı romatizmaların çoğunda ise iltihabın oluşmasını sağlayan mekanizmalar tam olarak bilinmeyen nedenlerle bozularak iltihaba yol açmaktadır. Bu normal dışı durumun tam nedenleri ve önleyici yolları bilinmemektedir (romatoid artrit, ankilozan spondilit vb). Uzun süren ve tedavi edilemeyen artritler eklemlerde şekil bozukluğuna ve eklemin hiç hareket edememesine yol açabilirler. Halsizlik ve yorgunluk artritli hastalarda diğer belirtilere sıklıkla eşlik eder.

Doğru ve zamanında teşhis
Bütün sağlık sorunlarında olduğu gibi romatizmal hastalıklarda da en uygun tedavinin yapılabilmesi için doğru teşhisin konulması çok önemlidir. Romatizmal hastalıklara özellikle erken dönemde teşhis konulması güç olabilir ve belirtiler zaman içinde değişiklik gösterebilir, hastanın bir süre konunun uzmanı tarafından izlenmesi gerekir. Romatizmal hastalıkların bir bölümünde hastalık çok uzun süre devam edebilir. Bu hastalıklara müzmin (kronik) hastalıklar denir. Bu durumda tedavininin de uzun süreceğini ve verilen ilaçların hekim kontrolünde sürekli alınması gerektiğini unutmayınız. Yapılan tedaviler hastalığı tamamen yok etmese dahi günlük yaşamınızın ağrısız ve rahat olmasını sağlamayı, yaşam kalitesini yükseltmeyi amaçlamaktadır. Romatizmalı hastaların hastalıkları ve kullandıkları ilaçlar konusunda doğru bilgi edinmeleri önemli ve gereklidir.

Önemli Noktalar
                        Romatizma popüler bir terim olmakla birlikte tek bir hastalık değildir.
Romatizmal hastalıklarda ağırlıklı olarak kas-iskelet sistemi tutulmakla birlikte diğer
organlar da tutulabilir.
Romatizmal hastalıklar sadece ileri yaş gruplarında görülmez çocuklar da dahil her yaşta
görülebilir.
Romatizmal hastalıklar geçici olabileceği gibi sıklıkla kalıcı (müzmin, kronik) sorunlara yol
açabilirler.
Romatizmal hastalıkların tanı ve izlenmesinde laboratuvar tetkikleri ve görüntüleme
yöntemlerinden yararlanmak gerekebilir.
Kronik romatizmal hastalıklarda uzun süreli bir tedavi planı yapılmalı ve hasta şikayeti
olmasa dahi belli aralarla hekim tarafından kontrol edilmelidir.
Romatizmal hastalıklarda kullanılan ilaçların istenmeyen etkileri olabilir. Hastanın kullandığı
ilaçlar hakkında bilgi sahibi olması gereklidir.

Savunma mekanizmasındaki bozuklukların yol açtığı romatizma her yaşta görülebiliyor. Sıcak ya da soğuk havanın neden olmadığı romatizma kilolu kişilerde daha fazla ağrıya yol açıyor. Memorial Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi”nden Uzm. Dr. Rıza Nejat romatizma hastalığı ve tedavi yöntemlerini anlattı: ””Romatizma hareket sisteminde görülen, kemik, kas ve eklemleri kapsayan hastalık grubuna verilen addır. Genelde romatizmada bir veya birkaç eklemin farklı veya eş zamanlı tutulumu söz konusudur. Hangi eklemlerin tutulma şekli, süresi, simetrisi ve laboratuar değerleri göz önünde tutularak romatizmal hastalığın tanısını konulur.”” Her yaş grubu yakalanabilir Romatizmal hastalıkların vücudun savunma mekanizmasıyla ilgili olduğunu belirten Uzm.Dr. Rıza Nejat, savunma mekanizmasındaki bozuklukların romatizmaya neden olduğunu da anlattı: ””Savunma sistemi vücudunu yabancı maddelere karşı korur ancak romatizma hastalığı sırasında dokuyu tanıyamaz ve insanın kendi dokularına karşı reaksiyon gösterir. Normalde sağlıklı yaşam için gerekli olan bağışıklık sistemi, dokuları bakteri ve virüslerden koruyacağı yerde kendi eklem yapısını bakteriye benzeterek ekleme saldırır ve bunun sonucunda eklemde iltihap ve ağrı oluşmasına neden olur. Genelde romatizmal hastalıklar savunma sistemi bozukluğuyla birlikte görülür, ancak halk arasında kireçlenme olarak bilinen ”artroz”da eklem kıkırdağının hastalık, darbe veya aşınma sonucu bozulmasıyla meydana gelir. Eklemlerde yük dağılımı bozulduğu zaman ağrı oluşur. Yumuşak doku romatizmasında ise bağışıklık sistemi bozulmaz ve eklem tutulumu yoktur. Yumuşak doku romatizması daha çok kaslarda ağrı ve sertlik şeklinde görülür, daha çok kişinin duruş bozukluğu stres durumu depresyonla ilişkilidir. Sanılanın aksine romatizmanın nem veya soğukla bir ilişkisi ispatlanmamıştır. Ancak bozuk olan iltihaplı eklemler havadaki iyon değişimine kolay adapte olamazlar bu yüzden nemli havalarda ağrılarda artma görülür. Romatizmanın beslenme veya kiloyla da bir ilişkisi yoktur. Sadece diz, kalça gibi yük taşıyan eklemler kilolu kişilerde zorlanır ve ağrıya neden olur ayrıca normal insanlarda aşırı kilo uzun vadede diz ve kalçada kireçlenmeye neden olur.”” Romatizmanın belirtileri: ”” Bir ya da birkaç eklemde ağrı, şişlik veya ısı artışı ”” Sırt, bel ve kalçada ağrı ”” Vücut hareketlerinde zorlanma (Örneğin öne doğru eğilme, başını çevirme) ”” Sabah yataktan kalkarken tutukluk hissedilmesi Tedavi yöntemleri: Uzm.Dr. Nejat, birçok çeşidi olduğu için tedavinin romatizmanın türü, tutulan eklemin şiddeti, diğer organların durumu ve laboratuar bulgularına göre yapıldığını söyledi. Romatizmanın ağrı kesiciler, iltihabı azaltan ilaçlar ve savunma mekanizmasını güçlendiren ilaçlar ile tedavi edildiğine de değinen Nejat, ””hastanın eklemlerinin iltihap durumuna göre çeşitli fizik tedavi programları verilir”” dedi. Uzm.Dr. Nejat, elektroterapi ve egzersizin de tedavide büyük önem taşıdığını anlattı: ””Hastaya evde yapacağı egzersizler öğretilir. Egzersizler, kasların gücünü korumasını ve esnekliğini sağlar. Romatizmanın ilerlemiş hallerinde şekil bozuklukları veya eklem hareket kabiliyetinin aşırı azaldığı durumlarda protez takılması için cerrahi müdahaleye gereksinim duyulabilir. Gut hastalığında olduğu gibi kandaki ürik asit seviyesini düşürmek amacıyla hastaya diyet uzmanı tarafından diyet verilebilir. Veya aşırı kilolu olan hastalarda diz gibi yük taşıyan eklemler üzerinden yükü azaltmak amacıyla zayıflama diyeti verilebilir

Tagged: ,

0 yorumlar