İç Hastalıklar

İç Hastalıklar

İç Hastalıklar

İç Hastalıklar

Karaciğer Ve Safrakesesi Hastalıklarında

Siroz başlangıcında, karaciğer iltihabı (hepatit) tedavisinden sonra, ailevi sarılıklarda, safra kesesi taşlarının tedavisinden sonra yeni taş teşekkülünü önlemek için kaplıca kürleri tavsiye edilmektedir. Safra kesesi tembelliğinde, safra kesesi ameliyatlarından sonra ortaya çıkan hazımsızlıkların tedavisinde maden suları çok iyi neticeler vermektedir. Karaciğer ve safrakesesi hastalıklarında sodalı ve sulfatlı sular kullanılmaktadır. Dikkat: İlerlemiş siroz ve hepatit hastalıklarında kaplıcaya gidilmemelidir. Kanama ve akıntıyı artıracağından tehlikeli sonuçlar doğurması kuvvetle muhtemeldir

Kalp Ve Damar Hastalıklarında

Halk arasında, “tansiyonu olanlar sıcak suya girmemelidir” gibi yanlış bir inanç vardır. İster yüksek tansiyonunuz, ister düşük tansiyonunuz olsun sıcak su kaplıcalarına gönül rahatlığı ile gidebilirsiniz. Zira, sıcak maden sularının tansiyonu normal seviyeye getirici sihirli bir tesiri vardır. Kalp çarpıntısı ve asab” tansiyonu olanlar da aynı şekilde çekinmeden kaplıcadan istifade edebilirler. Damar sertliğine bağlı tansiyonlarda maden suları çok iyi netice vermekte, kalbin ve dokuların solunumunu artırarak damarları genişletmektedir. Böylece kan dolaşımını normal seviyeye getirmektedir. Dikkat: Eğer tansiyonun sebebi iç salgı bezlerindeki bir tümör ise, hastanın öncelikle ilaçla tedavisi şarttır. Tedavi iyi netice verdikten sonra, damarların bozulan dengesini düzeltmek için kaplıcaya gidilebilir. Kalp yetersizliğinden muzdarip olan hastalar ancak doktor kontrolünde kaplıcadan faydalanmalıdırlar. Toplar damar hastalıklarında kaplıcanın son derece etkili olduğu ve varis teşekkülünü önleyici bir rol oynadığı bilinmektedir. İçme şeklinde tatbik edilen sülfatlı ve bikarbonatlı maden suları böbrek rahatsızlıklarına iyi gelmekte ve vücuttan bol miktarda su atılmasını sağlamaktadır. Karbondioksitli sıcak sular, tansiyon düşürücüdür. Kan dolaşımını hızlandırır. Tuzlu ve iyotlu sıcak sular, iltihap kuruturken; radyoaktif sıcak sular da ağrı dindirici ve sinirleri teskin edici özelliğe sahiptir. Bunların ne kadar müddetle ne miktarda alınacağı mutlaka doktora danışılmalıdır. Kompanse kalp yetmezliği, Fonksiyonel dolaşım bozukluğu, Esansiyel hipertansiyon, Varisler, Periferik arter hastalıkları, Esansiyel hipontansiyon (özellikle ortostatik)’dır. Bu tür hastalıklarda daha çok banyo ve iklim kürleri uygulanmaktadır

Şişmanlık Tedavisinde

Banyo ve içme kürleri şeklinde tatbik edilen ve halk arasında “acı su” diye bilinen sülfatlı sular, vücutta depolanmış yağları yakarak fazla kiloları attırır. Böbreğin faaliyetini hızlandırarak vücuttan su ve tuzun bol miktarda boşalmasını temin eder. Ayrıca karaciğeri tembih ederek kandaki zararlı partikülleri temizler.

Şeker Hastalığında

Maden sularının vücuttaki inselin ifrazatını artırdığı tespit edilmiştir. İnselin ise vücudun şeker kullanmasını sağlar. Ensülinin etkisi iki yönlüdür: 1. Şekerin kandan dokulara geçiş hızını artırır. 2. Karaciğerin kana şeker verme hızını azaltır. Şeker hastaları sodalı suları, içme ve banyo kürleri olarak alır. Kükürtlü suları ise yalnız banyo şeklinde alır.

Damla gut Hastalığında

Tıp dilinde “Mikris” adı verilen bu hastalığın belirtileri şöyle sıralanabilir: * Genellikle ayak başparmağında aniden gelen ağrı ve sancı ile kendisini belli eder. Parmaklarda parlak bir kızarıklık görülür. * Sonra el başparmakları, diğer parmaklar, diz kapakları, el bilekleri ve dirseklerde ağrı ile birlikte şişlikler başlar. * Hastada hafif ateş ve iştahsızlık görülür. * Tedavi edilmemesi halinde hastalık kronikleşir. Eklemlerde şekilsizlik ve ürik asit kristalleri birikimi olur. Eklemlerde ürik asit kristallerinin birikmesi sadece Gut hastalığında görüldüğünden “Romatizma” ile karıştırılmamalıdır. Sebebi bilinmemekle beraber aşırı beslenen kişilerde sık rastlanmaktadır. Kanı ürik asitten temizlemek için, hastalığın başlangıcında, sülfatlı sular çok iyi netice vermektedir. Radyoaktif sular da mafsal ağrılarının giderilmesinde kullanılabilir. Gut hastalığı ile birlikte böbrekte taş teşekkül etmiş ise; sodalı su içmesini tavsiye edeceğiz.

Böbrek Ve İdrar Yolları Hastalıklarında

Halk arasında “acı su” tabir edilen az mineralli sülfatlı sular, böbrek rahatsızlığından muzdarip hastalara çok iyi gelmektedir. Bu suların, idrardaki albümin oranını azaltıcı ve kanda birikmiş olan zehiri vücuttan dışarı atıcı tesirleri vardır. Ayrıca böbrek taşlarını erittiği gibi, yeni taşların oluşmasını da engellemektedir. Sülfatlı sular, aç karnına, günde iki defa, bir-iki bardak içilerek alınır. Kronik piyelonefrit, Kronik sistit, Kronik prostatit, Böbrek taşları, Fonsiyonel yetmezlik. Bu tür hastalıklarda içme kürü, şifalı çamur ve banyo kürü ağırlıklı olarak uygulanmaktadır.

Solunum Sistemi Hastalıkları

Astma bronşiyal, Aronik bronşit, Alerjik üst solunum yolu hastalıkları, Pnömokonyoz’dır. Bu tür hastalıklarda daha çok klimaterapi uygulanmaktadır.

Mide  Bağırsak Metabolizma Hastalıkları

Mide hastalıkları, Şeker hastalığı, Obesite, Gut, Karaciğer-Safra kesesi fonksiyonel yetmezlikleri’dir. Bu tür hastalıklarda içme kürleri ve şifalı çamur ağırlıklı olarak uygulanmaktadır

Göz Hastalıkları: Kükürtlü ve iyotlu sulardan faydalanılır.

Kaplıca Olarak Faydaları

Romatizma, Lumbago, Siyatik, Nevralji, Nevrit, Polinevrit, Kadın Hastalıkları, Kırık ve çıkıklardan sonraki mafsal yapışıklıklarında, havuz banyosu en uygun tedavidir.

Ayrıca hiçbir rahatsızlığı olmayanların bile senede bir defa içme kürü yapmaları çok faydalıdır. İnsan vücudu yaşadığı sürece organizmada biriken zehirli maddeleri idrar, dışkı, ter, safra, tükürük bezleri ve buna benzer boşaltım yolları ile dışarı atar. Zamanla bu zehirlerin tam olarak dışarı atılması güçleşir, organlar tembelleşir ve zehirli maddeler vücutta birikip artmaya başlar.

Kabızlık için sabah aç karna bir saat içinde üç dört litre su içilmesi halinde laksatif etki ile boşalma sağlanmaktadır. Bu kullanım şekli halkımız arasında yüzyıllardır yaygın biçimde uygulanmaktadır.

Karaciğer tembelliği, mide-bağırsak tembelliği, spastik kolon gibi hastalıklarda da yavaş yavaş içilip suyun kana karışması beklenmelidir. İçilen su yaklaşık doksan gün vücudumuzda kaldığı için uzun vadeli etki de söz konusudur. Bu şekilde üç beş günlük kürler uygulanmalıdır.

Parazitler için de kaplıca suyu oldukça faydalıdır. Tıbbi yöntemle vücuttan uzaklaştırılamayan parazitlerin sabah aç karna yoğun bir şekilde saatte üç dört litre olacak şekilde içilmeli, laksatif etki ile parazitler atıldıktan sonra saatte bir litre olarak devam edilmelidir.

İltihab romatizma (artrit): ateş, mafsallarda ağrı, şişlik, kızarıklık ve hareket güçlüğü, halsizlik, iştahsızlık biçiminde kendisini belli eder. Kalbi ve sinir sistemini etkileyen; çocuklarda ve yetişkinlerde görülen bir hastalıktır. Ateşli ve sükunetli devreleri vardır. Ateşli devrede kaplıca tedavisi yerine yatakta istirahat ve ilaç tedavisi uygulanır. İlaç tedavisi müsbet sonuç verip hasta ateşli devreyi atlattıktan sonra kaplıca destekleyici bir tedavi olarak öneri edilebilir. Bu taktirde kaplıcanın şu faydaları görülecektir:

* Mafsallarda arta kalan ağrılar azalır.

* Ateş ve nabız normale döner.

* Halsizlik ve iştahsızlık sona erer; hasta kendisini daha zinde hisseder.

* Kansızlık ve kanda görülen romatizmal bulgular ortadan kalkar.

* Yeni nöbetlerin gelmesi engellenmiş olur


Mide ve bağırsak bozukluğu adı altında toplanan rahatsızlıkları şu şekilde sıralayabiliriz:

* Mide asidinin fazlalaşması neticesi görülen yanma, ekşime ve kramplı ağrılar. bu rahatsızlıklarda sodalı sular içme olarak öneri edilir.

* Şişkinlik, gaz, başağrısı ve baş dönmesi, salya ve tükrük artışı biçiminde kendisini belli eden mide tenbellikleri. Bunlar için de sodalı suların içilmesi öneri edilir.

* Safra ifrazının azlığı ile ortaya çıkan ishal, asab ishal, bazı gıdalara karşı duyarlı midelerin neden olduğu ishal, tokluk ishali ve spazmlı kolitler. Tuzlu sodalı sular ve radyoaktif az mineralli sular öneri edilir.

* Bağırsak genişlemesi neticesi ortaya çıkan kabızlıklar. Sodalı mağnezyumlu sular iyi sonuç vermektedir.

* Mide ve bağırsak ameliyatlarının sonunda görülen hazımsızlık ve ağrılar. Radyoaktif az mineralli sular kullanılır.

Az mineralli sular aç karnına günde üç defa ikişer bardak çok mineralli sular dört defa ikişer bardak içilmelidir.


Şişmanlığın tedavisinde

Banyo ve içme kürleri biçiminde tatbik edilen ve halk arasında acı su diye bilinen sülfatlı sular, vücutta depolanmış yağları yakarak fazla kiloları attırır. Böbreğin faaliyetini hızlandırarak vücuttan su ve tuzun bol oranda boşalmasını sağlar. Bundan başka karaciğeri tembih ederek kandaki zararlı partikülleri temizler


Şeker hastalığında

Maden sularının vücuttaki inselin ifrazatını artırdığı saptamıştır. İnselin ise vücudun şeker kullanmasını temin eder.

Ensülinin tesiri iki yönlüdür:

1. şekerin kandan dokulara geçiş hızını artırır.

2. karaciğerin kana şeker verme hızını azaltır.

Şeker hastaları sodalı suları, içme ve banyo kürleri olarak alır. Kükürtlü suları ise yalnız banyo biçiminde alır.


Tıp dilinde mikris adı verilen bu hastalığın belirtileri şu şekilde sıralanabilir:

* Genellikle ayak başparmağında aniden gelen ağrı ve sancı ile kendisini belli eder. Parmaklarda parlak bir kızarıklık görülür.

* Sonra el başparmakları, diğer parmaklar, diz kapakları, el bilekleri ve dirseklerde ağrı ile birlikte şişlikler başlar.

* Hastada hafif ateş ve iştahsızlık görülür.

* Tedavi edilmemesi durumunda hastalık kronikleşir. Eklemlerde şekilsizlik ve ürik asit kristalleri birikimi olur.

Eklemlerde ürik asit kristallerinin birikmesi yalnızca gut hastalığında görüldüğünden romatizma ile karıştırılmamalıdır.

Sebebi bilinmemekle beraber aşırı beslenen kişilerde sık rastlanmaktadır.

Kanı ürik asitten temizlemek için, hastalığın başlangıcında, sülfatlı sular çok iyi sonuç vermektedir. Radyoaktif sular da mafsal ağrılarının giderilmesinde kullanılabilir.

Gut hastalığı ile birlikte böbrekte taş teşekkül etmiş ise; sodalı su içmesini öneri edeceğiz.

 

Böbrek hastalıklarında

Halk arasında acı su tabir edilen az mineralli sülfatlı sular, böbrek rahatsızlığından muzdarip hastalara çok iyi gelmektedir. Bu suların, idrardaki albümin oranını azaltıcı ve kanda birikmiş olan zehiri vücuttan dışarı atıcı etkileri vardır. Bundan başka böbrek taşlarını erittiği gibi, yeni taşların oluşmasını da engellemektedir.

Sülfatlı sular, aç karnına, günde iki defa, bir-iki bardak içilerek alınır.

 

Tagged: ,

0 yorumlar