Bolu Hakkında Bilgi

Bolu Hakkında Bilgi

Bolu Hakkında Bilgi

Bolu Hakkında Bilgi

Bolu orman, göl, kaplıca, dağ ve denizlerin kucaklaştığı, tabii güzellikleri ile ünlü, Türkiye’nin Batı Karadeniz bölgesinde yer alan bir il. Sakarya, Bilecik, Eskişehir, Ankara ve Çankırı illeri ile çevrili olup 45°15′ ve 41°05′ kuzey enlemleri ile 39°29′ ve 32°37′ doğu boylamları arasında yer alır.

oğrafi Konumu

Bolu’nun doğusunda Çankırı, kuzeydoğusunda Karabük, kuzeyinde Zonguldak ve Karadeniz, batısında Düzce, güneyinde Ankara bulunmaktadır.

 

Dağlar: İl topraklarının % 56’ sını kaplamaktadır. lin güneybatı – kuzeydoğu istikametinde Bolu Dağları; en yüksek yeri 1980 m. ile Çele Doruğu, ve Abant Dağları (1748 m.), Gerede’nin kuzeyinde Arkot (1877 m.) ve Göl Dağları (1112 m.)dır. En güneyde ilk iki sıradan daha yüksek olan ve genel olarak Köroğlu Dağları (en yüksek yeri 2499 m.) adı verilen volkanik dağlar uzanır. Bolu’nun güneyindeki uzantısı Seben Dağları 1854 m. Mudurnu civarında Ardıç Dağları 1443 m. Güneydeki Çal Tepesi ise 1640 m. yüksekliğindedir.

Ovalar: İl Yüzölçümünün % 8’ini kaplayan ovalar genel olarak batı – doğu istikametinde uzanırlar. 725 m. yükseltideki Bolu Ovası ve 1300 m. yükseltideki Gerede Ovaları en genişleridir. Diğer ovalar ise Yeniçağa Ovası, Mudurnu Ovası ve Göynük ilçesinin güneyinde Himmetoğlu Ovasıdır.

Akarsular: Bolu’da en önemli akarsular Büyüksu, Mengen Çayı, Aladağ Çayı, Mudurnu Çayı , Göynük Suyu, Çatak Suyu ve Gerede Çayıdır.

Göller : Yörede morfolojik yapının karmaşıklığı, akarsu sayısının çokluğu, yükselti farklılıkları ve eğimin fazlalığı gibi faktörler çok sayıda gölün oluşmasına neden olmuştur. Havzaların ve çanakların yüzölçümlerinin küçüklüğü göllerin de küçük alanlı olması sonucunu doğurmuştur. Abant Gölü, Yeniçağa, Çubuk, Sünnet, Yedigöller, Karagöl, Sülüklügöl, Karamurat en önemli göllerdir.

İklim : Bolu genellikle Batı Karadeniz ve Karadeniz iklim tiplerinin içinde yer almaktadır. Bunun yanında güneybatı bölümlerinde Marmara ve İç Anadolu iklim tipleri de görülmektedir. Son 52 yıllık verilere göre ortalama günlük güneşlenme süresi 5 saat 49 dakika, yıllık yağış 536 mm. yıllık ortalama yağışlı gün sayısı ise 137 gündür.

Bitki Örtüsü :Bolu’da hakim bitki örtüsü ormanlardır. İl topraklarının %55’i ormanlarla kaplıdır. Karadere, Seben ve Aladağ Ormanları yurdumuzun en zengin ormanlarıdır. Hakim ağaç türleri kayın, gürgen, ıhlamur, dişbudak, meşe, kızılağaç, karaağaç, kavak, köknar ve sarıçamdır.

Ulaşım

Ankara–İstanbul karayolu üzerinde bulunan Bolu’ya sadece kara yolu ile ulaşım sağlanabilmektedir.

Tarihçe :M.Ö. 1200’lü yıllarda bütün Hitit toprakları gibi Bolu da Friglerin elindeydi. M.Ö. 6. asırda Persler bölgeye hakim oldular. M.Ö. 336’da Büyük İskender Persleri yenerek Anadolu’nun bir çok yeri gibi Bolu’yu da ele geçirdi. Büyük İskender’in ölümü üzerine Makedonya yıkılınca Bolu bölgesinde Bitinya Krallığı kuruldu. Yazılı belgeler, o dönemlerden kalan arkeolojik eserler ve tarih kaynaklarına göre, Trak göçleri sonunda Sakarya ve Filyos Nehrinin yayı içine yerleşen halk “Bithyn” ismi ile anılıyordu. Bu yüzden Bolu’nun da içinde bulunduğu Kuzeybatı Anadolu’ya “Bithynia” denilmiştir. Bithynler tarafından Salonia Campus denilen Bolu Ovası ve çevresinin adı Romalılar tarafından “Claudio Polis” olarak değiştirilmiştir. Bolu isminin de “Polis”ten geldiği sanılmaktadır. Üç tepe üzerinde kurulmuş olan şehir içte ve dışta surlara sahipti. Şehrin kuzeyinde Halı Hisarı bölgesinde bu surların kalıntıları görülebilmektedir. 1071 Malazgirt zaferinden sonra batıya yayılan Türkmenler 3 yıl sonra Bolu’ya yerleştiler. Selçuklu Devleti’nin komutanları Artuk, Tutuk, Danişmend, Karateki ve Saltuk Beyler Süleyman Şah’ın emrinde İstanbul sınırına dayandılar. Bu akınlar sırasında Bolu, Horasanlı Aslahaddin tarafından fethedilmiştir.

 

Bolu Yöresine Osmanlı akını ilk kez Osman Gazi tarafından başlatılmıştır. Bolu yöresinin tümüyle fethedilmesi ise Orhan Gazi döneminin ilk yıllarına (1324 – 1326) rastlar. Bir başka rivayete göre Osmanlılar zamanında bölgede, bol olarak Uluğ – Alim olması nedeniyle önceleri “Bol Uluğ”, zamanla yöre “BOLU” olarak isimlendirilmiştir. Yıldırım Beyazid’in ölümü ile başlayan şehzadeler savaşına Bolu, birçok kez sahne oldu. Bolu, Ankara Savaşı sonrası Timur’un talan ettiği bölgelerin dışında kaldığı gibi, bu tehlike bitinceye kadar, Osmanlı Devleti’nin 2. kurucusu sayılan Çelebi Mehmet’i de Kızık Yaylasında barındıran belde olmuştur. Çelebi Mehmet’in Osmanlı Devleti’nin birliğini sağlamasından sonra ise Bolu, düzenli bir yönetime kavuştu.

 

1324 – 1692 yılları arasında Bolu, 36 kazası olan bir sancak beyliği idi. XVI. Yüzyılda Bolu, ikinci derece Şehzade sancaklarından biri oldu. 2. Bayezit döneminde Şehzade Süleyman (Kanuni) buraya atandı. 1683-1792 yılları arasında Bolu, Voyvodalıkla yönetildi. II. Mahmut zamanında ise Mutasarrıflığa dönüştürüldü. (1811) Tanzimat sonrası Bolu; Kastamonu eyaletine bağlandı (1864). 1909 yılında ise tekrar Mutasarrıflığa dönüştürüldü.

 

Mondros Mütarekesi’nin yürürlüğe girmesi ve İzmir’in işgal edilmesinin ardından Bolu yöresinde ilk Müdafa-i Hukuk Cemiyeti Gerede’de örgütlendi. Bolu 1. Dünya Savaşı’nda ve sonrasında düşman işgaline uğramadı fakat maddi zarar gördü. Mustafa Kemal Paşa önderliğinde yapılan milli mücadele dönemlerinin sonunda Bolu, 10 Ekim 1923’de Mutasarrıflık devrini tamamladı ve vilayet haline getirildi.

Atatürk ve Bolu

Bolu – Mustafa Kemal Paşa ilişkileri, Erzurum Kongresi sırasında başladı.  23 Temmuz 1919’da Erzurum’da, 4 Eylül 1919’da Sivas’taki milli kongreler, bunlara ait metinler, telgraf yolu ile Bolu Mutasarrıflığı’na ulaştırıldı. Hey’et-i Temsiliye Başkanı olarak, Sivas’tan bir çok talimat, Mutasarrıf Ali Haydar Bey’e, Müdafaa-ı Hukuk Cemiyeti’ne iletilmiştir. Damat Ferit Paşa Hükümeti ile bağlantının kesilmesi de M. Kemal Paşa’nın isteği üzerine gerçekleştirilmiştir.

Ayrıca, Dertli Gazetesi ve asayişle ilgili dilekler de Sivas’ta M. Kemal Paşa’ya duyurulmuştur. Bolu ile Adapazarı arasındaki Akyazı’da meydana gelen başkaldırma esnasında; İzmit, Adapazarı, Düzce ve Bolu yöneticilerinin sık sık dikkati çekilmiştir. Mutasarrıf Ali Haydar – M. Kemal Paşa görüşmeleri de, 1920 yılı içinde devam etmiştir. Sonraki Mutasarrıf Halil Bey de Bolu – Ankara ilişkilerini titizlikle ve zaman kaybetmeksizin devam ettirmiştir.

1921 – 1922 yılında, Bolu – M. Kemal teması yine tel görüşmeleri yolu ile sürdürülmüştür. Türkoğlu Gazetesi’nde yer alan bu haberler şöyledir:
“Gazilik ve mareşallik ünvan ve rutbelerinin tevcihi üzerine, Bolu Gençler Birliği Riyaseti tarafından Başkumandan Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine hitaben çekilen tebrik telgrafnamesine cevaben Müşarünileyh Hazretleri tarafından  şeref-varit telgrafname

sureti ber-vech-i zır derc-i sütun mefaharet olunur:
Bolu Gençler Birliği Riyasetine,
Tebriklerinize samimane  teşekkür ederim.

28.09.1921
T.B.M.M. Reisi ve Başkumandan M. Kemal

Bolu’nun İlçeleri

1- Dörtdivan

2- Gerede

3- Göynük

4- Kıbrıscık

5- Mengen

6- Mudurnu

7- Seben

8- Yeniçağa

Kültür Dil

İlimizde konuşma ve yazı dili sade bir ifade tarzıyla Türkçe’dir.Ağız ve şive olarak belirgin şekliyle: niçun gelmeyan, napıyen,oluncası,gelincesi,nem ben,bilmeyonku gibi örneklendirilebilir.Gün,hafta ve ay adları resmi takvimimizde olduğu gibi kullanılmaktadır. Sadece pazar günü “kapalı pazar veya dernek” pazartesi “Bolu pazarı” günüdür.

Edebiyat

Anadolu’da bir çok yerde makamı olduğu bilinen YUNUS EMRE’nin ilahileri ve şiirleri Bolu ve çevresinden derlenen çok sayıdaki cönklerde görülmektedir. Hatta Yunusun ilahileri ile düğün törenlerinde gelin ve damat yeni bir kumaş üzerinden birkaç kez yürütülür.Mengen ilçemizin Gökçesu nahiyesinde Yunuslar Köyü ve Yunus mezarı diye ziyaret edilen bir yer vardır.

Kemal Ümmi XV. Yy.da yaşamış mutasavvıf şairdir.Her yıl ,ömrünün önemli bir bölümünü geçirmiş olduğu Bolu’nun Sazak bölgesindeki Tekke Köyünde adına geleneksel anma günü düzenlenmektedir.

XVI.yy sonlarında yaşadığı bilinen destan kahramanımız Köroğlu Bolu deyince akla gelen isimlerden biridir. Ayrıca kılıç kalkan ile oynanan Köroğlu oyunu mevcuttur.İl merkezinde Belediye meydanında bulunan Köroğlu heykeli dikkat çekicidir.

1772 yılında Yeniçağ Şahnalar köyünde doğan asıl adı İbrahim olan Aşık Dertli 1845 yılında Ankara’da vefat etmiştir.Şair Dertli’nin anıt mezarı Bolu Gerede karayolu üzerinde Şahnalar köyünde bulunmaktadır. Her yıl anma günü düzenlenmektedir.Geredeli Figani,Mudurnulu Yağcı Emin çıraklarıdır.

Türküler

Estireyim mi estireyim mi
Yavrum sana fistan kestireyim mi
Üç o yandan beş bu yandan
Yavrum bir de Abant yaylasından
Köprünün altında diken
Yavrum yaktın beni gül iken
Mevlam seni de yaksın
Üç günlük gelin iken

Köroğlu

Hey hey efeler hey hey
Benden selam olsun Bolu Beyine
Çıkıp şu dağlara yaslanmalıdır
At kişnemesinden kargı sesinden
Dağlar seda verip seslenmelidir
Hey hey efeler hey hey
Ben bir Köroğluyum dağda gezerim
Esen rüzgarlarda hile sezerim
Demir külünk ile başın ezerim
Dağlar seda verip seslenmelidir
Hey hey efeler hey hey
Düşman geldi tabur tabur dizildi
Alnımıza kara yazı yazıldı
Tüfek icat oldu mertlik bozuldu
Eğri kılıç kında paslanmalıdır

Kalıplaşmış Sözler

Acıtma arsız edersin,acıktırma hırsız edersin

Ağızdan burun yakın,kardaştan karın yakın

Ağzı eğri olsa da,zengin karısı söylesin

Allah dört gözden ayırmasın

Allah kötüler bahtı versin

Ana baba tahtını yapar bahtını yapamaz

Bolu’lunun taşınca ayranı,tanımaz bayramı

Burası Bolu, öyne de olu, böyne de olu

Çok endeleyen ya kele, ya köre

Dilmi güzel, dilber mi güzel

Ekmek elin, su gölün, odun abant’ın

Engelsiz döngel yenmiyor

Evin geniş olacağına elin geniş olsun

Fukaranın döngeli köhnümez

Kırk gün kıran olmuş, gene de eceli gelen ölmüş

Sevip dostuna, boşanıp kocana varma

Silahla yaşayan, silaha kurban olur

Uşağın hoşafta hakkı olmaz

Yük altındaki eşek anırmaz

Zaman sana uymazsa sen zamana uy

Allah göynünün muradını versin

Bayramlar, Törenler, Kutlamalar

Dini bayramımız olan Kurban bayramı dini vecibelere göre kutlanmaktadır.Ramazan bayramına üç ay kala her evde hareket başlar.Dileyen üç ay orucuna başlar veya üç gün oruç tutar.Şaban ayının on beşinden sonra temizlik başlar.Camlar silinir,çamaşırlar yıkanır.Ramazana hazırlanırken komşu bayanlar toplanıp yufka açarlar. Ramazanda Kuran okunur,mukabeleye gidilir, her evde öncelikle fakir ve dul olanlar iftar yemeğine alınır, muhtaçlara yardım edilir. Ramazanın simgesi haline gelmiş iftar topu, sahurda çalınan davul olduğu gibi birde Ramazan pidesi vardır.İftardan önce kahvaltılık çıkartılır,çorba,pilav,dolma,et yemeği,komposto, tatlı, salata yapılır.Çok eskilerde Ramazan ayında Karagöz oynatıldığı, dışarıdan gelen cambaz ve kuklaların çok rağbet gördüğü anlatılmaktadır.Kandillerde hamurdan lokma dağıtılır.Sahurda keşli cevizli makarna yenilmektedir.

İnanışlar

Cuma günü öküz koşulmaz, ev işi yapılmaz. Salı günü yeni bir elişine başlanılmaz,Salı sallanır. Ayın başında ekin ekilmez. Kadın hasta olduğunda sandığına açmaz, turşuya el değmez, turşu bozulur.Kırkı çıkmamış bebeği görmeye gitmez, bebek sarılık olur. İki bayram arası düğün olmaz. Güneş tutulurken namaz kılınır, ay tutulurken silah atılır. Kara kedi uğursuzluk sayılır. Köpek uluması hayra yorulmaz. Baykuşun bir evin bacasına konması ve ötmesi o evden ölü çıkacağına delalettir. Kazak başlarken lastik örgü yarım bırakılırsa iş üremez. Üzerine kuş pislemesi talihin açılacağına işarettir. Gece dışarıya çöp atılmaz, cin çarpar.Gece sakız çiğnenmez, ölü eti çiğnenir. Kapı eşiğine oturulmaz, iftiraya uğrarsın.Kız istemeye gidilirken hayırlı olması için Perşembe akşamı tercih edilir.Önce sağ ayakkabı giyilir.

BOLU HAKKINDA BİLİNMEYENLER

Osmanlı Dönemi’nde Sultan II. Murat Bolu’da kendi adına Mangır (Para) bastırmıştır. Paranın bir yüzünde Tuğra öbür tarafında ise `Duribe Bolu` yazılıydı.
– Bolu’da bulunan Akkaya Travertenleri Bolu ve Batı Karadeniz Bölgesin’ndeki bu yapıdaki tek örnektir.

 

– Kanuni Sultan Süleyman şehzadelik devrinde Bolu’da Valilik yapmıştır.
– Seben İlçesinin 14 km. güneyinde, Kezenözü Köyünde bulunan `Pavlu` Kaplıcaları mide, safra kesesi, solunum ve dolaşım bozukluklarında olumlu etkileri olduğu bilinmektedir.

 

– Mudurnu’nun el yazımı eserler ve Nivan tarihinde de ilçenin belirlenen ilk ismi `Moderna`dır.

 

– Yeniçağa Gölü’nde Yüz Doksana yakın Kuş Türü bulunmaktadır.

 

– Mustafa Kemal ATATÜRK Bolu’ya ilk kez 17 Temmuz 1934 yılında gelmiştir. Bu tarihe kadar hiç gelmemiştir. Atatürk, Bolu’ya geldiğinde `Bolu’yu Ankara’dan önce görmeliydim` demiştir.

 

– Abant Dağları ve Yedigöller Bölgesi zengin yaban hayvan varlığı sebebiyle `Yaban Hayvanı Geliştirme Sahası` olarak ilan edilmiştir.

 

– Aladağ İzcilik Kampı ve Göleti ile Beşpınarlar Mevkiinde Ülkemizin tek özgüven geliştirme ve doğa sporları merkezi olan `Mountrain Kamping` bulunmaktadır.

 

– Mudurnu`ya 5 km. mesafede bulunan `Babas Kaplıca`sının metabolizma hastalıkları ve hafif diyabetliler üzerinde olumlu etkileri vardır.

TERMAL TEDAVİ KAPLICA SUYU TEDAVİSİ İÇİN ÖNERDİĞİMİZ TESİSLER

http://www.beyazsaraytermal.com

http://www.gonenkaplicalari.net

http://www.gonenkaplicalar.com

http://www.kalyoncutermalvilla.com

http://www.kalyoncutermalarmutlu.com

http://www.kalyoncutermal.net

http://www.armutlutermaltatilkoyu.com

http://www.termaltedavitesisleri.com

http://www.armutluthermal.com

http://www.cinargayrimenkul.com.tr

http://www.islamitermaltatil.com

http://www.armutludevremulk.com

http://www.yalovaarmutlutermal.com

http://www.sarotkaplicalari.com

http://www.sarottermal1.com

http://www.armutlukiralik.com

Tagged: , , ,

0 yorumlar